Cuma Hutbesi

İnfak İbadetimiz

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum âyet-i kerîmede Yüce Rabbimiz, “Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.”[1] buyuruyor ve infakın ne kadar faziletli ve ne kadar bereketli bir ibadet olduğunu haber veriyor. Âyet-i kerîmeyi tefsir ve teyit buyuran Peygamber Efendimiz de infak edilen malın eksilmeyeceğini ve yüzlerce kat artacağını şu mübarek sözüyle müjdeliyor: “Kim Allah yolunda infak ederse, ona sarf ettiğinin yedi yüz katıyla mükâfat verilir.”[2]

Değerli Kardeşlerim!

Allah katında bu kadar fazilete sahip olan infak, nafaka verip geçindirme, Allah yolunda harcama, zekât gibi miktarı belirli olmayan sadaka ve yardımlar demektir. Zekâtın farz kılınmasından önce sahabe-i kirâmın Mekke’de yapmış oldukları mali harcamalar ve Medine-i Münevvere’de Suffe öğrencilerine yapılan yardımlar hep infak harcamalarıdır. Bir bakıma zekât ve fıtır sadakasının dışında kalan bütün mali harcamalar infak kapsamına dâhildir. Asırlarca Müslümanlar tarafından inşa edilerek yine Müslümanların hizmetlerine sunulan cami, medrese, han, yol, köprü, hastane gibi bütün hayır kurumları infak alanlarıdır.

Sonsuz bir hayat olan ahiret gününe inanan ve  Cenâb-ı Hakk’ın “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”[3] ayetine ahiret gününde yaşıyormuşçasına inanan sahabe-i kiram, “Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler var ya, iste onların, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.”[4] buyuran Rabbimizin övgüsüne mazhar olmuşlardır.

Değerli Müminler!

Allah’ın ayetleri ve Peygamber Efendimizin hikmet dolu sözleri elbette sadece sahabeye inmedi. Kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanları muhatap alarak yeryüzüne indi. Yani bu ayetler sahabeyi nasıl bağlıyorsa bizi de öylece bağlıyor. Sahabe altın nesil olma özelliğini kayıtsız şartsız ayet ve hadislere itaatleriyle elde ettiler. Bugün de bizler aynı sorumluluklara muhatabız. Bizim de inanarak, salih ameller işleyerek, bilhassa mali ödevlerimizi; zekât, fitre ve infaklarımızı bihakkın ödeyerek bu rütbeye ulaşmamız gerekir.

Aziz Cemaat!

Öyleyse infak ederek, Allah rızasına erelim. İçinde Allah’ın isminin yüceltileceği eğitim merkezlerimizi ihya edelim, hep birlikte nimet cennetlerinde nimetlenenlerden olalım.

(02.02.2018)

________________________________________________
[1] Bakara suresi, 2:261
[2] Tirmizî, Sünen, 6/169, H. No: 1550 (Mektebetu Şamile)
[3] Haşr suresi, 59:18
[4] Bakara suresi, 2:274