Cuma Hutbesi

Çocuklar Geleceğimizin Teminatıdır

Kardeşlerim!

Küçük yaşlarından itibaren Peygamberimiz’in (s.a.s.) yanında yetişen Enes’in (r.a) Ebû Umeyr isminde bir kardeşi vardı. Kuşları çok seviyordu Ebû Umeyr; serçe besliyordu. Bir gün bu küçük çocuğun mahzun hali Efendimizin dikkatini çekmişti. Nedenini sordu. Ebû Umeyr’in serçesinin öldüğünü ve bundan dolayı çok üzüldüğünü öğrendi. Bunun üzerine Rahmet Elçisi, Ebû Umeyr’in yanına gitti, şefkatli elleriyle onun başını okşadı ve onu teselli etti. Üstelik bununla da yetinmedi. Küçük arkadaşının evine taziyeye gidip onunla uzunca bir süre sohbet etme büyüklüğünü de gösterdi.(1)

Aziz Müminler!

Çocuk, göz aydınlığıdır, gözün nurudur; bize Kur’ân böyle öğretir, böyle söyler(2) Göz, nurunu yitirdiği zaman, önünü göremez, istikbalini kaybeder. Aile ve toplumun istikbali de çocuklardır. Çocuk ihmal edilir, ötelenir ve örselenirse aile ve toplum, geleceğini göremez. İnsanlık, çocuk için iyilik düşünmedikçe, dünyayı çocukların geleceğine göre tasarlamadıkça huzura kavuşamaz. Çocuğa “yeryüzünün küçük ve onurlu halifesi” gözüyle bakmadıkça felah bulamaz. Şu bir gerçektir ki; bütün çocuklar masumdur ve bütün çocuklar her türlü güzelliği hak eder.

Kıymetli Kardeşlerim!

Üzülerek belirtelim ki; bugün dünya çocukları, doğuştan sahip oldukları haklardan mahrumdur. Onlar, Peygamberimizin merhametine ne kadar da muhtaçtır. Zira şefkat ve merhamet yoksunu günümüz dünyasında pek çok çocuk ihmal edilmekte, türlü istismarlara maruz bırakılmaktadır. Kimi çocuklar faydasız bazı televizyon ‎programları, internet siteleri, eğlenceler, şiddet içerikli filmler, piyesler ve oyunların içerisine savunmasız bir şekilde bırakılmaktadır. Kimileri taşıyamayacakları bedensel ve duygusal yükler altında ezilmektedir. ‎

Aziz Müminler!

Çocuklarımız Allah’ın birer emanetidir. Onların beden ve ruh sağlığı yönünden korunması Müslümanlara yüklenen bir sorumluluktur. Bu emaneti korumak ve gereği gibi yetiştirmek bizim vazifemizdir. Çocuklarımız ailelerimizin ve toplumların geleceğidir.

Çocuklarımızı hayata hazırlarken, onları maddi ve manevi değerlerle mücehhez olarak yetiştirmeli, gelecekte hem Allah katında hem de insanlar arasında iyi bireyler olmaları için gayret göstermeliyiz.

Çocuklarımızı sağlıklı ve topluma yararlı bir fert olarak yetiştirelim. Onları anlamaya çalışalım, onların bizler için değerli ve önemli olduklarını hissettirelim. Aralarında hiç bir ayırım yapmayalım. Çünkü çocuklar toplumların en masum ve en nadide çiçekleri ve geleceğin büyükleridir.

Unutmamalıyız ki, çocukların varlığı bizim için bir imtihandır. Yazık ki her geçen gün kaybediyoruz bu imtihanı. Yeryüzündeki her bir çocuğun gözyaşından biz sorumluyuz.

Kardeşlerim!

Öyleyse artık uyanmalıyız kardeşlerim. Çocuklara daha erdemli bir insanlık, daha güzel bir dünya bırakmak için çalışmalıyız. Her geçen gün etrafımızı saran kötülüklerle hep birlikte mücadele etmeliyiz. Bilhassa ümmetin yetimlerine şefkatle kol kanat germeliyiz. Peygamberimiz’in (s.a.s.) “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”(3) uyarısı gereği merhameti kendimize şiar edinmeliyiz. Evlatlarımızı şiddetten uzak rahmet ve şefkat ikliminde yetiştirmeliyiz. Onların o tertemiz gönüllerinde var olan Allah sevgisini pekiştirmeliyiz. Peygamberimizin örnek ahlakını yavrularımıza iyi tanıtmalıyız.

Yüce Rabbimiz, bizlere çocuklarımız için daha güzel, daha güvenli bir dünya kurmayı nasip etsin.

(20.04.2018)
____________________________________

1 Buhârî, Edeb, 112; Ebû Dâvûd, Edeb, 69                   
2 Furkân, 25/74                        
3  Bûhârî, Tevhid, 2