Cuma Hutbesi

Evliliğin Önünü Açmak



Muhterem Müminler
Evlenmek, aile kurmak insan için en temel ihtiyaçlardan birisidir. Bu sebeple ilk aile ilk insanla birlikte başlamıştır. Evlenmek ayrıca Allah ve resulünün teşvik ettiği bir eylemdir. Bu bağlamda kişinin kendisine, gençlerin ailelerine ve topluma düşen yükümlülükleri vardır.

Öncelikle evlenme çağına gelmiş olanlarımızın bu süreyi uzatmamaları ve evliliğe hazır olmaları, bunu istemeleri gerekir. Hz. Peygamber (s.a.v.) evliliğin önemini şöyle ifade eder: “Kişi evlendiği zaman imanın yarısını tamamlamış olur. Geriye kalan yarısı için de Allah’a karşı gelmekten sakınsın.”[1] Görüldüğü gibi Efendimiz (s.a.v.) nefsî arzuların en yoğun ve en güçlü olduğu dönemden geçen gençlere seslenerek imkânı iyi olanların evlenmelerini özellikle istemiş, sağlığı ve mali imkânları yerinde olanların evlenmekten kaçınmalarını sünnete muhalefet saymıştır.

Aziz Cemaat
Evliliği teşvik etmek ve kolaylaştırmak Müslümanlar olarak bizim görevimizdir. Bugün biliyoruz ki, Müslüman ailelerin içerisinde baskın görüş olan; kariyer yapma baskısı, iş hayatında iyi bir konum elde etme ve mümin kızlarımız için kendi ayakları üzerinde durana kadar okuma ve yükselme hususları evliliği en çok geciktiren faktörlerdendir. Gençlerimiz okuma sürelerini uzatırlarken evlilik yaşı gecikmekte ve yeni kurulan Müslüman aileler de bu sebeple azalmaktadır. Her konuda olduğu gibi, burada da altın dengeyi gözetmeliyiz. Aileler olarak gençlerimizin evlilik yaşı geldiğinde kariyer ve evlilik arasında kalmamaları için onları evliliğe teşvik etmeli ve okumanın asıl amacının Allah’a iyi bir kul olmak olduğunu daima hatırlatmalıyız.

Kıymetli Kardeşlerim
Evliliğe yönelen gençlerimiz için yapılan düğünlerde ve diğer merasimlerde israf sınırlarını çokça aşan masraflar aile ilişkilerinin erkenden gerilmesine yol açmaktadır. Bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.v.) bereket bakımından kadınların en iyisinin masrafı en az olanlar[2] olduğunu ifade etmiştir.

Dolayısıyla aile kurumunun asaletini ve nikâhın büyülü yapısını gölgeleyecek ölçüde kıran kırana lüks ve şatafatlı düğünlerde israf ve savurganlığa gitmek evliliğin bereketini giderecek bir eylemdir.

Değerli Müslümanlar
Bugün kariyer tutkusu ile birlikte ilmin amacından soyutlanması, buna ilaveten düğün masrafları evlilikleri zorlaştırmaktayız. Fakat takva sahibi inananlar olarak evlilik müessesine ait her prosedürü kolaylaştırmalıyız ve evlenecek olan gençlerimizi desteklemeliyiz. Zira mutluluğun kaynağı güzellik, yakışıklılık, zenginlik, meslek, kariyer ya da statü gibi dünyevi özellikler değildir. Mutluluk ve kalıcılığı sağlayan sadece dindarlık ve sorumluluk bilinci ile temellendirilmiş bir ahlaka sahip olmaktır. İşte bu tür gençlerin işini kolaylaştırmak bizim görevimizdir. Başlarken zikrettiğimiz ayet de bu hususa değinmektedir: “İçinizdeki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir.”[3]

[1] Taberâni: El-Mu’cemu’l-Evsat, H.No:7647.
[2] Bkz. Sünen-i Ebû Dâvûd, 2/591.
[3] Nûr suresi, 24:32.