Cuma Hutbesi

Allah’ın “Oku” Emri

Muhterem Müslümanlar!

Âlimlerimiz, Kur’ân-ı Kerîm’i bizlere tanıtırken şöyle tarif etmişlerdir: Allah Teâlâ’nın son peygamberi Hz. Muhammed ﷺ’e, Cebrâil (a.s.) tarafından vahiy yoluyla 23 yılda indirilmiş kelamı, yani sözüdür. İçinde herhangi bir değişiklik bulunmasını imkânsız kılan sabit yollarla; sözlü ve yazılı olarak nakledilerek günümüze kadar indirildiği gibi gelmiştir. Allah ﷻ tarafından korunmuştur, benzersizdir ve Peygamber Efendimiz ﷺ’e verdiği en büyük mucizesidir.

Aziz Kardeşlerim!

Kur’ân-ı Kerîm öyle bir kitaptır ki: İnsanlığın hidayet rehberidir. Kıyamete kadar gelecek fitneler ve kıyamet ahvali ile ilgili haberleri bizlere bildirir. İman-küfür, taât-isyan, haram-helal gibi konuları bizlere açıklayarak, hak ile batılı ayırt eden tek ölçüdür. Onun üslubuyla konuşan, doğruyu konuşmuş olur. Onunla amel eden, mutlaka mükâfat görür. Kim onunla hüküm verirse, adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur. Bu hususta hutbenin başında okumuş olduğumuz âyet-i celîlede Rabbimiz mealen buyurur ki: “Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerde olan (kötü duygulara, batıl inançlara, dert ve sıkıntı)lara bir şifa, inananlara bir yol gösterici ve bir rahmet (olan Kur’an) gelmiştir.”[1]

Dolayısı ile Kitabullah bir iman mevzuudur. Amentünün, yani inanç esaslarının ana rükünlerinden biridir. Yaratıcının rızası ekseninde bir hayata sevk eden mesajlar bütünüdür.

Değerli Müminler!

Rabbimiz, Kur’an’daki ilk emri olarak “Oku!” diye buyururken akıllarımıza hitap etmektedir. Akıl insanın içindeki elçidir. Aklımızı, ufkumuzu, bakışımızı, hedefimizi Kur’an ve sünnet olmak üzere iki temel kaynağımız ile doğru besleyelim ki, içimizdeki elçi diri kalsın. Kur’ân-ı Kerîm’i tıpkı Allah Resulü ﷺ’in çağlarında olduğu gibi, bugün de bir “diriliş kaynağı” olarak görmeliyiz. Uyarısına muhatap olduğumuzu iyi anlamalıyız ki diri olalım ve diri kalalım. Kur’an’la her zaman ve zeminde buluşanlar, vefat etseler de her daim diri kalmışlardır. Allah’ın Resulü ﷺ bu hususta: “Kur’an’ı okuyunuz ve onunla amel ediniz.”[2] buyurarak diri kalmanın formülünü vermiştir.

[1] Yûnus suresi, 10:57
[2] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/428